Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
İslam Ahlâkı Muhammed Ali Sâdat

İslam Ahlâkı

İndirimli Fiyat : 7,50TL
Havale/EFT ile : 7,13TL
m-62
362521
İslam Ahlâkı
İslam Ahlâkı
Bilge Adamlar
7.50

Ahlak genel bir ifadeyle; insani melekeler (alışkanlıklar), ruhsal özellik ve sergilemelerdir. Bu manada ahlak, terbiyenin bir meyvesi ve belki de en önemli neticesidir. Terbiyenin ilgi alanına giren zihinsel, fikirsel ve zevki istidatların doğrudan insani alışkanlıklar ve ahlaki özelliklerle bir bağlantısı olmadığından, doğrudan ahlakla da ilişkilendirilemez. Terbiye ile elde edilen kazanımların içinde ahlaki davranışları sayabiliriz. İnsanın sahip olduğu diğer istidatların gelişme durumu, elbette insanın ahlaki istidatlarını dolaylı yoldan etkilemektedir. Örnek olarak ahlaki ve insani meziyetlerini geliştirmiş, fakat düşünme, kavrama ve teşhis gücü bakımından zayıf kalmış birisi ister istemez olayları kavramada ve karar vermede yetersiz kalacaktır. Veya ruhunda gerçeği arama melekesi yer edinmiş olan birisini düşünelim, bu kişi sahip olduğu bu ahlaki ve ruhi fazilet gereği hakikati arar. Ancak neyin hak olduğunu, neyin batıl olduğunu veya neyin önemli neyin önemsiz olduğunu anlamak, işin ve eşyanın gerçek mahiyetinin ne olduğunu kavramak ve olayları iyi gözleyebilmek için, akıl gücüne ve ferasete ihtiyaç vardır. Şayet hakikatin peşine düşen bu kişinin tetkik ve kavrama gücü zayıfsa bu durumda kastettiği hedefine kavuşması da mümkün olmayacaktır. Zihin ve fikir istidatlarının gelişimi her ne kadar doğrudan ahlakla bir bağının olmadığını, bu istidatların insani ve ahlaki melekelerden sayılmadığını kabul etsek bile, bunların ahlak ilminin edinilmesindeki hayati önem arz eden tesirlerini görmemezlikten gelmemiz mümkün değildir.

  • Açıklama
    • Ahlak genel bir ifadeyle; insani melekeler (alışkanlıklar), ruhsal özellik ve sergilemelerdir. Bu manada ahlak, terbiyenin bir meyvesi ve belki de en önemli neticesidir. Terbiyenin ilgi alanına giren zihinsel, fikirsel ve zevki istidatların doğrudan insani alışkanlıklar ve ahlaki özelliklerle bir bağlantısı olmadığından, doğrudan ahlakla da ilişkilendirilemez. Terbiye ile elde edilen kazanımların içinde ahlaki davranışları sayabiliriz. İnsanın sahip olduğu diğer istidatların gelişme durumu, elbette insanın ahlaki istidatlarını dolaylı yoldan etkilemektedir. Örnek olarak ahlaki ve insani meziyetlerini geliştirmiş, fakat düşünme, kavrama ve teşhis gücü bakımından zayıf kalmış birisi ister istemez olayları kavramada ve karar vermede yetersiz kalacaktır. Veya ruhunda gerçeği arama melekesi yer edinmiş olan birisini düşünelim, bu kişi sahip olduğu bu ahlaki ve ruhi fazilet gereği hakikati arar. Ancak neyin hak olduğunu, neyin batıl olduğunu veya neyin önemli neyin önemsiz olduğunu anlamak, işin ve eşyanın gerçek mahiyetinin ne olduğunu kavramak ve olayları iyi gözleyebilmek için, akıl gücüne ve ferasete ihtiyaç vardır. Şayet hakikatin peşine düşen bu kişinin tetkik ve kavrama gücü zayıfsa bu durumda kastettiği hedefine kavuşması da mümkün olmayacaktır. Zihin ve fikir istidatlarının gelişimi her ne kadar doğrudan ahlakla bir bağının olmadığını, bu istidatların insani ve ahlaki melekelerden sayılmadığını kabul etsek bile, bunların ahlak ilminin edinilmesindeki hayati önem arz eden tesirlerini görmemezlikten gelmemiz mümkün değildir.

      Stok Kodu
      :
      m-62
      Boyut
      :
      13,5 x 21
      Sayfa Sayısı
      :
      191
      Baskı
      :
      2
      Basım Tarihi
      :
      Kasım 2005
      Çeviren
      :
      Cemil Sönmez
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat